|
|
| |
|
|
 |
| |
Birdiyar.com Eglence Sitesi..
|
 |
Sinema
| Diger Filmler | | |
|
|

|
Rocky
Balboa Yönetmen: Sylvester
Stallone Oyuncular: Sylvester Stallone Burt Young Milo Ventimiglia
Geraldine Hughes 30 yıl sonra
yeniden ringlerde Otuz yıl önce, Güney Philadelphia’da küçük işlerde çalışan,
geleceği olmayan bir adamdı. Günün birinde şans yüzüne güldü. Ringde Apollo
Creed’in karşısına çıkınca, milyonda bir elde edilecek bir fırsat yakaladı. Tek
isteği sonuna dek gitmekti. Cesareti ve azmiyle hem hayatında, hem ringde
milyonlara umut verdi. Şanlı günler geldi geçti. Şimdi, bir zamanların İtalyan
Aygırı Rocky Balboa, eski karısının ismini verdiği Adrian’s isimli restoranında,
müşterilerine eski hikayelerini anlatıyor. Zaman, onu güçten düşürmüş,
yumruklarını zayıflatmış, omuzlarını çökertmiş. Geriye anlatılacak hikayelerden
başka bir şey kalmamış. Ama yüreğinin derinliklerinde o hala aynı adam, hala bir
savaşçı. Ağır siklet boks şampiyonu Mason “The Line” Dixon ise, kendini
gerçekten ispatlamak zorunda kalmadan, dişe dokunur rakiplerle hiç karşılaşmadan
almış ünvanını. Hayranları onu yetenekli, kalpsiz ama spor dünyasında gerçek bir
geleceği olamayacak bir adam olarak görüyor. Bir bilgisayar simülasyonunda Rocky
Balboa ve Mason Dixon karşı karşıya geliyor. Acaba hangisi kazanacak? Dixon’n
tekniği ve ayak oyunları mı; Rocky’in azmi ve kaba yumrukları mı? Dixon’n
menajeri, bunu müşterisinin kariyerini ilerletmek için bir fırsat olarak görerek
halkın ilgisinin yeniden ağır siklet maçlarına çevrilmesinden yararlanıyor. Önce
sonucun bir şaka olduğu zannediliyor: Rocky, rakibinden neredeyse iki kat daha
yaşlı olmasına rağmen kazanıyor. Ve Dixon’ın gerçek bir maç istemesi üzerine
Rocky, kendini sevdiklerine tekrar kanıtlamak için eline geçen bu şansı
değerlendirebilmek için çalışmalara başlıyor… Sylvester Stallone’un yazıp
yönettiği “Rocky Balboa”, efsanevi boks yıldızını tekrar ringlere ve perdeye
taşıyor. Başrolünde de Stallone’un kamera karşısına geçtiği filmde ünlü aktöre
Burt Young, Milo Ventimiglia, Geraldine Hughes ve Antonio Tarver eşlik ediyor.
Filmin müziğini Bill Conti hazırlamış.
| |

|
Bridge to
Terabithia Yönetmen: Gabor
Csupo Oyuncular:
Josh Hutcherson Annasophia Robb Robert Patrick Zooey Deschanel
Arka bahçedeki gizli krallık
Evinde ve okulda kendisini dışlanmış hisseden Jess Aarons, okulun en hızlı koşan
öğrencisi olmak için yaz boyunca sıkı bir eğitim almıştır. Ama okula yeni
kaydolan Leslie Burke sadece erkek çocuklara özgü olan bu yarışa katılıp
beklenmedik şekilde birinci olunca, Jess’in hayalleri suya düşer. Başta
Leslie’ye çok kızsa da, onun da kızların dünyasında kendisini yapayalnız
hissettiğini fark edince düşüncesi değişir. İki çocuk kısa zamanda çok iyi
arkadaş olur. Leslie fantastik ve büyülü hikayeleri anlatmayı çok sevmektedir.
Jess ise resim yapmayı sevdiği halde bu yeteneğini o güne kadar kendisine
saklamıştır. Jess ile dostluğu ilerleten Leslie, yeni arkadaşına hayal gücüyle
yepyeni ufuklar açar. Kafa kafaya veren iki çocuk, Terabithia adlı gizli
krallığı yaratırlar. Burası, evlerinin yakınında bulunan ormandaki bir derenin
üzerindeki halat aracılığıyla inilebilen büyülü bir ülkedir. Terabithia’yı ikisi
beraber yönetmekte; burada okul çocuklarına karşı çeşitli komplolar düzenleyen
Karanlık Master ve emrindeki yaratıklara karşı mücadele vermektedirler. Bu
arkadaşlık, Jess’te iyi yönde bir değişimin başlamasını sağlayacaktır…
Arkadaşlık, aile ve hayal gücünün önemi “Narnia Günlükleri”nin yapımcılarından,
arkadaşlık, aile ve hayal gücü gibi kavramlara ağırlık veren bir fantastik
macera. Katherine Paterson’un Newbery ödülü kazanmış aynı adlı çocuk kitabından
uyarlanan filmin yönetmeni Gabor Csupo. Başrollerde Josh Hutcherson (Jess) ve
Annasophia Robb (Leslie) kamera karşısında. Senaryosunu Jeff Stockwell ile David
Paterson’ın yazdığı filmde rol alan diğer oyuncular arasında Robert Patrick ve
Zooey Deschanel var. Terabithia ülkesinin fantastik yaratıkları, sarayları ve
birbirinden güzel ormanları, daha önce “The Lord of the Rings” ve “King Kong”un
görsel efektlerini hazırlayan Weta Digital’in Oscar ödüllü görsel efekt
uzmanları tarafından tasarlanarak hayata geçirilmiş. Müziklerde ise Aaron Zigman
imzası var. | |

|
Başkalarının Hayatı Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck
Oyuncular: Martina Gedeck
Ulrich Mühe Sebastian Koch Ulrich Tukur Hayatın her anı kayıt altında 79. Oscar Ödülleri’nde “en iyi yabancı
film” dalında ödüle layık görülen politik gerilim filmi “Başkalarının Hayatı”,
Glasnost’un ve Berlin Duvarı’nın yıkılışından beş yıl önce 1984’te Doğu
Berlin’de başlıyor ve izleyiciyi iki Almanya’nın birleştiği 1991 yılına kadar
götürüyor. Film, Doğu Almanya’nın güçlü gizli polis örgütü Stasi için çalışan
Yüzbaşı Gerd Wiesler’in yavaş yavaş gelişen düş kırıklığını konu alıyor. Eski
Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya) hükümeti, çöküşünden beş yıl önce
iktidarını ancak acımasız bir kontrol ve gözetleme sistemiyle sürdürebilecek
noktaya gelmiştir. Stasi adlı gizli polis servisine bağlı binlerce muhbirin
yaptığı ihbarlar sonucunda 17 milyon nüfuslu ülkede 200 bin kişi fişlenmiştir.
Hükümetin ve Stasi’nin hedefi, “başkalarının hayatları” hakkında her şeyi
bilmektir. İşine aşırı bağlı Stasi polisi ve uzman sorgu yargıcı Gerd Wiesler,
ünlü oyun yazarı Georg Dreyman’la ilgili kanıt toplama görevini üstlenir.
Wiesler’in görevi, Devlet Güvenlik Kültür Departmanı başkanı Yarbay Anton
Grubitz’in, onu Wiesler’in yeni oyununun galasına davet etmesiyle başlar. Geceye
katılanlar arasında Bakan Bruno Hempf de bulunmaktadır. Gala sırasında Hempf,
Grubitz’e, başarılı oyun yazarının sadakatinden kuşku duyduğunu söyleyerek geniş
boyutlu bir gözetleme operasyonuna onay vereceğini açıklar. Kendi politik
geleceğini aydınlatma derdindeki Grubitz, insanların tek tek izlenmesini içeren
ve “etkin prosedür” adıyla bilinen yakın izleme prosedürünü uygulayacağına söz
vererek operasyonun sorumluluğunu üzerine alır. Öte yandan Wiesler da,
Dreyman’ın partiye yeterince sadık olamayacağı konusunda onlarla hemfikirdir.
Dreyman’ın tüm faaliyetlerini gözetleyen Wiesler, sonunda onu mahvetmek için
ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşır. Dreyman’ın girişimlerini başarısızlığa uğrattığı
takdirde ülkesine hizmetini yapmış olacaktır. Ancak sevgi, edebiyat ve özgür
düşünceyle dolu “başkalarının yaşamlarına” burnunu sokarken, kendi varoluşunun
yetersiz ve eksik yanlarının farkına varacak ve Doğu Almanya adına yaptığı
ajanlık faaliyetini sorgulamaya başlayacaktır... 1991’de, Berlin Duvarı’nın
yıkılışından iki yıl sonra eski-bakan Hempf ile görüşmesi sırasında bir zamanlar
Stasi tarafından gözetlendiğini öğrenen Dreyman ise, hayatının en acımasız
uyanışlarından birisini yaşar. Evinde yaptığı araştırmada duvar kağıtlarının
altına gizlenmiş kablo ve mikrofonlar bulup araştırmasını derinleştirdiğinde,
kendi geçmişiyle ilgili çok farklı gerçekleri keşfedecektir... Donnersmarck’dan
bol ödüllü bir film Florian Henckel von Donnersmarck’ın yazıp yönettiği
“Başkalarının Hayatı”nın başrollerinde Ulrich Mühe (Gerd Wiesler), Martina
Gedeck (Christa-Maria Sieland), Sebastian Koch (Georg Dreyman), Ulrich Tukur
(Anton Grubitz), Thomas Thieme (Bruno Hempf) ve Hans-Uwe Bauer (Paul Hauser)
kamera karşında. Filmin müziklerini Oscar ödüllü besteci Gabriel Yared
hazırlamış. 2007 Altın Küre Ödülleri’ne de “en iyi yabancı film” dalında aday
olan film, 2006 Avrupa Film Ödülleri ve Bavaria Film Ödülleri’nde “en iyi film”,
“en iyi erkek oyuncu” ve “en iyi senaryo” ödüllerine layık görülmüş, 2006 Alman
Film Ödülleri’nde de “en iyi yönetmen” ve “en iyi erkek oyuncu” ödüllerini
kazanmıştı. Yönetmenin filmle ilgili sözleri şöyle: “Annemle babamın Doğu’dan
gelmiş olması nedeniyle çocukken arkadaşlarımı ve akrabalarımı ziyaret etmek
için sık sık Doğu Almanya’ya giderdim. Baba tarafından kuzenlerimden birisi,
Doğu Almanya Devlet Başkanı ve iktidardaki Sosyalist Birlik Partisi’nin lideri
Erich Honecker’in protokol başkanıydı. Tanıdığım diğer insanlar normal işlerde
çalışıyordu. Doğu Almanya’daki rejimin sonunun yaklaştığı günlerde hepsinin
gözlerinde korkuyu okumak mümkündü. Kısaca Stasi olarak bilinen Devlet Güvenlik
Örgütü’nün korkusu, tek görevleri ‘başkalarının yaşamlarını’ izlemek olan
100.000 eğitimli devlet görevlisinin korkusu herkeste vardı. Stasi görevlileri
kendilerinden farklı düşünen; özgür ruha sahip olan, hepsinden önemlisi de sanat
alanında çalışan insanların yaşamlarını izliyordu. Hayatın her anı
kaydediliyordu. İnsanların hayatında özel alan veya kutsal yaşam diye bir kavram
kalmamıştı. Her ailenin her üyesi takip altındaydı. Bu filmdeki her karakter,
gündelik hayatımızda yüz yüze olduğumuz soruları sorar: İktidar ve ideoloji gibi
kavramlarla ilişkimiz nasıl olmalıdır? Prensiplerimizi veya duygularımızı
izleyebiliyor muyuz? Her şeyden önemlisi bu film, ne kadar yanlış yollara girmiş
olursa olsun, insanoğlunun doğruya yönelme yeteneği üzerine bir hümanist dram.”
| |

|
18’ler
Takımı Yönetmen: Mesut
Taner Oyuncular:
Hande Eti Aras Ferayhan Mithat Çelik Engin Aşık Asıl sınav şimdi başlıyor… İstanbul'un zengin muhitlerinden
birinde tasasız bir hayat süren lise mezunu dört arkadaş, kendilerine “18'ler
Takımı” adını vermiştir. Dışa kapalı, aralarına başka kimseyi kabul etmeye pek
yanaşmayan takım üyeleri, bir türlü üniversiteyi kazanamamalarından ötürü
askerlik fobisi yaşamakta; iki yıllık da olsa bir yere girebilmek umuduyla bir
sonraki sınavı iple çekmektedirler. Onlara göz koymuş olan azgın muhit kızları
ise, muhite yeni taşınmış olan banka müdürünün kızı Deren'i örgütleyip 18'ler
Takımı’nın kopmaz dostluklarını bozmayı planlarlar. Akılları belden yukarı
çalışmayan ve hepsi de Deren’den etkilenen gençler, onu aralarına almakta fazla
tereddüt etmezler. Ruh çağırma gibi matrak bir konu ortaya atılınca, hemen bir
toplantı düzenleyip, şişe çevirme ritüeli eşliğinde bu teklifi değerlendirirler.
Deren'in düzenlediği ruh çağırma seansına, takımın hayatına o günlerde girmiş
olan asosyal genç Aras da katılır. Saf ve temiz karakterli bu genci kendine araç
yaparak gençlerle bağlantıya geçen Hindu Gelin adındaki davetsiz bir ruh,
takımın hayatını kökünden değiştirir. Mafya tarafından kaçırılıp öldürülen ve
bir bavula konularak bir ağacın altına gömülmüş olduğunu söyleyen ruh, kendisini
kurtarmaları için gençleri zorlar. Zorlamalar Aras'ın kabuslarında da sürünce,
gençler hem Hindu Gelin'i gömüldüğü yerden, hem de Aras'ı başına bela olan bu
dertten kurtarmak için gizemlerle dolu ıssız bir ormana doğru yola koyulurlar.
Komik ve maceralarla dolu olan bu yolculuk, ürküntücü olaylara, acımasız
entrikalara, ilginç rastlantılara ve gerçekleşmek için sırasını bekleyen ölümcül
kehanetlere gebedir. 18'ler Takımı için sınav, asıl şimdi başlamaktadır… Mesut
Taner’ın yönettiği gençlik filmi “18’ler Takımı”nın başrollerinde Hande Eti,
Aras Ferayhan, Mithat Çelik, Engin Aşık, Gökhan Cuhacı, Engin Yavaş, Levent
Aykul, Cüneyt Aydınoğlu ve Eylem Şenkal var. Senaryosunu Hasan B. Turhan’ın
yazdığı filmin müzikleri Murat Özdemir imzası taşıyor.
| |

|
Mavi Gözlü
Dev: Nazım Hikmet Yönetmen:
Biket İlhan Oyuncular: Yetkin Dikinciler Dolunay Soysert Özge Özberk
Uğur Polat Yatar Bursa Kalesi’nde…
Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa
Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan usta
şairin ünü içeride kulaktan kulağa yayılır. İbrahim Balaban ve Yusuf,
mahkumların portresini yapan ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar.
Nâzım’ın aklı ise karısı Piraye’dedir. Günlerdir ondan ne bir mektup, ne bir
telgraf almıştır. Hasretin dinmeyen sızısı siyatik ağrılarından beterdir. 2.
Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; Müdür Tahsin Bey’den hakkında
verilen 28 yıl hapis cezasının onaylandığı haberini alır. Ve sonunda Piraye
gelir; mahzun, hüzünlü, çaresiz... Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice
buluşma teklifine şiddetle karşı çıkar. Nazım’ın öğrencisi Raşit, üç yıl sonra
özgürlüğüne kavuştuğunda Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olur.
Balaban içeride “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan
ölenlerin çoğaldığı günlerde dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin
son umudu, dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım ise oğlunu kurtarmanın
yollarını aramaktadır. 1945 yılında savaş biter ama hapishane müdürü, şaire
hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda
kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar. Ekim 1948’de
dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılıp
iki aşk arasında bocalarken, Münevver’in kocasından ayrılmayı ertelemesiyle
bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye yazdığı
mektuplarda ona yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmasında buzları eritmeye
uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi başka bir kâbusa sürükler şairi.
10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi
tasarlar… Dünya tarihinde Nâzım Hikmet’in hayatını konu alan ilk sinema filmi
olan “Mavi Gözlü Dev”in yönetmenliğini Biket İlhan üstlenmiş. Filmin senaryosu,
4 yılı aşan sürede, yazılı kaynaklardan yararlanılarak ve sekiz kez sil baştan
geliştirilerek Metin Belgin tarafından yazılmış. Başrolde kamera karşısına geçen
Yetkin Dikinciler’e Dolunay Soysert (Piraye), Özge Özberk (Münevver), Uğur Polat
(Tahsin Bey), Ferit Kaya (Balaban), Suna Keskin (Celile Hanım) ve Riza Sönmez
(Orhan Kemal) eşlik etmiş. Nâzım Hikmet’in Bursa Hapishanesi’ndeki dönemini
anlatan filmde şairin hapishanedeki odası, 1944 yılında çizdiği yağlıboya
tablodan esinlenerek yapılmış. Cem İdiz filmin müziklerinin yanı sıra “Davet”
şiirini de bestelemiş. | |

|
Bir İhtimal
Daha Var Yönetmen: Uğur
Uludağ Oyuncular:
Savaş Dinçel Müjdat Gezen Mustafa Alabora Hülya Avşar Dünya musiki dinlesin! Herkesin hayran olduğu bir dünya
starının sahnesini Türk Sanat Müziği üstadları basarsa ne olur? Dünya onları
dinler! “Bir İhtimal Daha Var”, yıllara ve onca kırgınlığa karşı Don Kişotvari
bir serüvene kalkışan altı can dostun neşeli, dokunaklı ve heyecanlı macerası...
Neyzan, Kenan, Farun, Asım, Gökhan ve Alev, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nden
yılların alt edip dört bir yana savurduğu altı dosttur. Son senelerin yozlaşmış
İstanbul’u, Türk Sanat Müziği’nin yok olması ve ölen kızına verdiği söz sebebi
ile eski ekibi yeniden toplamaya karar veren Neyzen, her biri konusunda birer
usta olan saz arkadaşlarını seneler sonra tekrar bir araya getirmeyi başarır. Ve
beş arkadaş, kalplerinde herşeyden üstün tuttukları müziklerini –belki de son
kez– dünyaya duyurabilmek için, yurdumuza gelen büyük bir yıldızın konserini
basmaya karar verirler. Şimdi tek eksikleri eski solistleri, senelerin Diva’sı
Alev’dir. Yolculuğun en önemli adımı onu geri kazanmaktır. Grubun alımlı ve
yetenekli solisti, kariyerinin doruğuna ulaştığı sırada müziğe ve dostlarına
buruk bir veda etmiştir. Alev artık bir konsolos eşidir. Gösterişli hayatına
rağmen aslında çok yalnız olan Alev’in tek neşe kaynağı, çapkın üvey oğludur.
“Altın Kafes”inden nasıl kurtulacağını bilememektedir; taa ki beş kafadar bir
gün çılgın bir planla kapısında belirene kadar. O zaman hayat onun için yeniden
başlayacak ve bu saygın diplomat eşi, yaşama tutkusu için fedakarlığın ne demek
olduğunu dünyaya göstermek için gözünü kapatıp boşluğa atlayacaktır... Uğur
Uludağ’ın yazıp yönettiği komedi filmi “Bir İhtimal Daha Var”ın başrollerinde
Savaş Dinçel, Müjdat Gezen, Mustafa Alabora, Osman Yağmurdereli, Hülya Avşar,
Volkan Severcan, Adrian Sparks, Kostas Sommer, Asuman Dabak ve Yosi Mizrahi
kamera karşısında. Türk Sanat Müziği’nin en güzel parçalarını da yeni "cover"
ritmlerle izleyiciye sunan filmin müzikleri Ender Akay ve Sunay Özgür tarafından
hazırlanmış. | |

|
The Good
Shepherd. Kirli Sırlar Yönetmen: Robert De Niro Oyuncular: Matt Damon Angelina Jolie Alec
Baldwin Tammy Blanchard Amerika'nın en acımasız istihbarat teşkilatının içyüzü Edward Wilson,
çocukluğundan bu yana içine yer eden sağduyu ve bağlılıkla, sır tutmanın önemini
bilen bir vatanseverdir. Hevesli ve duyarlı genç, 1939’da Yale Üniversitesi’nde,
geleceğin liderlerini yetiştiren gizli kardeşlik cemiyeti Kurukafa ve Kemikler’e
katılır. Yeni üyeleri izleyen haber alma örgütü için Wilson’ın keskin zekâsı,
lekesiz adı ve Amerikan değerlerine olan içten bağlılığı, onu haber alma
konusunda baş adaylardan biri haline getirir. Ve bu idealist genç adam, 2. Dünya
Savaşı sırasında CIA’in öncüsü olan Strateji Servis Ofisi’nde çalışmaya başlar.
Ardından da, arkadaşlarıyla birlikte dünyanın en güçlü gizli örgütünün
kurucuları arasına girer. Bu, hem Wilson’un yaşamının akışını, hem de günümüzün
jeopolitik oluşumunu etkileyecek bir karardır. Kurucu olarak örgütün merkezinde
çalışan Edward, idealizminin, giderek artan şüpheciliğinin ve yıllarca süren
soğuk savaşın da etkisiyle gitgide yıpranır. KGB’deki kendi konumundaki
rakibiyle küresel bir santranç oyununda mücadele ederken, örgütün deneyimli
casuslarından biri olarak ün salar. Kendisini tümüyle ülkesine adamasının bedeli
büyüktür. Yine de, eşi Clover ve oğlu Wilson’ın endişeleri bile, onu işi için
her şeyi feda etmeye mecbur eden bu yoldan ayıramayacaktır. Oscar ödüllü
sinemacıları buluşturan film Amerika’ya inanan, ülkesini korumak için her şeyini
feda edebilecek bir adamın yaşamı ekseninde Merkezi Haber Alma Örgütü’nün
doğuşunun bilinmeyen hikâyesi, Soğuk Savaş döneminin gizli haber alma
faaliyetleri, sırlar ve ihanetler, “Kirli Sırlar”da mümkün olduğunca gerçeğe
sadık kalınarak perdeye yansıtılmış. Oscar ödüllü Matt Damon, Angelina Jolie ve
Robert De Niro, Amerika'nın bu en acımasız haber alma örgütünün iç yüzünü
perdeye yansıtan film için biraraya gelmiş. Filmi gerçekleştirmek için tam on
yılını veren De Niro, araştırmaları için Afganistan’ı, Pakistan’ın kuzeybatı
sınırını ve Moskova’nın derinlerini köşe bucak dolaşmış; gizli bölgelere giriş
izni alabilmek için KGB spor kulübünde albay ve generallerle buluşmalar
gerçekleştirmiş. Yönetmen koltuğundaki De Niro, filmde Edward Wilson ve Clover
karakterlerini canlandıran Damon ve Jolie’ye, Bill Sullivan karakteriyle de
eşlik etmiş. Aslında yönetmenin Edward Wilson rolü için ilk düşündüğü isim
Leonardo DiCaprio olmuş. Ne var ki, o dönem “The Departed”ın çekimleriyle meşgul
olan DiCaprio’nun çalışma programı uymayınca, De Niro rolü Damon’a teklif etmiş;
Damon da bu teklifi tereddütsüz kabul etmiş. Senaryosunu “Forrest Gump” ve
“Munich” filmlerinin Oscar ödüllü senaristi Eric Roth’un kaleme aldığı “Kirli
Sırlar”da rol alan diğer oyuncular Alec Baldwin (Sam Murach), Tammy Blanchard
(Laura), Billy Crudup (Arch Cummings), Keir Dullea (Senator John Russell),
Michael Gambon (Dr. Fredericks), Martina Gedeck (Hanna Schiller), William Hurt
(Philip Allen) ve Timothy Hutton (Thomas Wilson) olmuş. Filmin kamera arkası
ekibi de usta isimlerden oluşmuş. Oscar ödüllü Robert Richardson filmin görüntü
yönetimini, yine Oscar ödüllü Ann Roth da filmin kostüm tasarımlarını
gerçekleştirmiş. Müziklerse Marcelo Zarvos ve Bruce Fowler imzası
taşıyor. | |

|
Alpha Dog.
Rehine Yönetmen: Nick
Cassavetes Oyuncular: Ben Foster Shawn Hatosy Emile Hirsch Sharon
Stone Çete kültürüne özenen
gençlere gerçekçi bir bakış Ufak çaplı uyuşturucu ticareti yapan ukala ve
dikbaşlı genç Johnny Truelove, Los Angeles’ın San Gabriel Vadisi’nde genellikle
seçkinlerin oturduğu zengin semtlerde, genç bir suçlunun yaşayabileceği en güzel
Amerikan rüyasını yaşamaktadır. Boşa geçirecek bolca zamanı olan Johnny ve
çetesi, alkolün sarhoş edici etkisinin verdiği rahatlıkla bir partiden diğerine
koşturarak yeni heyecanlar ararlar. Taklit etmeye çalıştıkları iyi yaşam
modelini rap müzikten, video oyunlarından ve filmlerden ödünç alırlar. Günün
büyük kısmını idolleştirdikleri gangster ve çete reislerinin davranışlarını
kopya etmekle geçirirler. Johnny’nin bol parası, heyecan verici bir işi,
kollarında her gün başka bir güzel kız ve arkadaşlarının başını döndürecek kadar
çok uyuşturucu stoğu vardır. Kendi yarattıkları evrenin merkezinde yaşamlarını
sürdüren Johnny ve arkadaşları, yaptıkları hiçbir işin sonucunu düşünmezler.
Oysa sıcak ve yakıcı Kaliforniya güneşi altındaki o üç gün boyunca, hiç
hesaplamadıkları gelişmeler ardı ardına yaşanacaktır... “The Notebook” ve “John
Q” adlı çalışmalarıyla tanıdığımız Nick Cassavetes, günümüzün çete kültürüne
özenen gençlerine gerçekçi bir bakış sağlayan “Alpha Dog”da, Güney Kaliforniyalı
bir grup gencin yaşamındaki herşeyin aniden kontrolden çıktığı 72 saatin izini
sürüyor. Senaryosunu da Cassavetes’in yazdığı, gerçek olaylardan esinlenen
filmin oyuncuları arasında Ben Foster, Shawn Hatosy, Emile Hirsch, Christopher
Marquette, Sharon Stone, Justin Timberlake, Anton Yelchin, Bruce Willis, Olivia
Wilde ve Heather Wahlquist var. Yönetmen Nick Cassavetes, 2000 yılı yazında kızı
Gina’nın okuduğu lisedeki bazı gençler üzerine bir öykü denemesi yazmaya
başladığında, lisedeki bir grup öğrencinin sırf şaka olsun diye başladığı,
yanlış adımlarla devam ettirdiği bir işin sonunda işlerin sarpa sarması ve işin
içinden çıkamayacakları bir tuzağa düşmeleri halinde neler olabileceği üzerinde
kafa yormuş. Kaliforniya’nın San Fernando kentinde yaşayan ve kısaca “Vadi
Çocukları” olarak bilinen bu çocukların aile hayatını araştırdığında ev
ortamındaki dinamiklerinin çok şaşırtıcı olduğunu keşfetmiş. Dinlediği öyküleri
senaryosunun içine koymakta gecikmeyen Cassavetes, San Fernando vadisinde
yaşayan ve genellikle varlıklı olan ailelerle ilgili gözlemlerini şu sözlerle
dile getiriyor: “Açıkçası bu araştırmaya başlarken aileleri tarafından sorunlu
yetiştirilmiş şımarık, arsız ve çevresine yabancılaşmış gençler bulacağımı
umuyordum. Ancak karşılaştığım sonuçlar bambaşka oldu. Artık çok daha karmaşık
bir dünyada yaşadığımızı; ebeveynlerin iş dünyasının gelgitleri arasında
boğulurken çocuklarını unutup kendi dertlerine düştüğünü gördüm. Tanıştığım
anne-babalar, çocuklarını ‘kontrol ettiklerini’, dolayısıyla herşeyin yolunda
olduğunu, çocuklarının paraya ihtiyaçlarını karşılayınca hiçbir sorun
kalmayacağını düşünüyorlardı. Ancak hiçbirisi çocuklarına gerçek anlamda zaman
ayırmıyor, onlarla beraber gezip dolaşmıyordu.” Nick Cassavetes sözlerine şöyle
devam ediyor: “Bu durum ve bu insanlar arasında var olan ortak tehdit ilgimi
çekti. Aslına bakarsanız o ebeveynlerin birçoğunda büyük hata bulamadım. Bence
asıl problem, bu çocukların kolayca bir araya gelmesine ve herhangi bir ebeveyn
rehberliği veya müdahale olmaksızın karar almalarına izin verilmesinden
kaynaklanıyordu. Çocuklar çok fazla serbest kalınca, asla olmaması gereken
sonuçlar meydana getirecek birtakım ‘fırtınalı kararlar’ alabiliyorlar;
kendilerinin de istemediği zor durumlar karşısında kalabiliyorlardı.”
Cassavetes’in bugünün Amerikan gençliği hakkındaki yorumu ise şöyle: “Amerika
doğası gereği karşıt kültürlerin ülkesi. Karşıt kültürün kahramanları ise toplum
tarafından dışlanmış insanlar ve suçlular. Bugünün gençlerinin tüm dikkatini
kriminal kültüre çevirmiş olduğunu görüyorum. O kültürü özümsemeye çalışır
gibiler. Günün birinde çete üyesi veya gangster olmayı başarsalar bile ya da o
dünyanın içinde neler olacağını bilmeseler bile o insanların etkisi altındalar…
Karşılıklı konuşup aslında öyle olmadıklarına yarı yarıya inandırmayı başarsanız
bile, belli bir noktadan sonra kendilerini kanıtlama derdine düşüyorlar. Zaten
bela da o noktadan sonra başlıyor. Eğer elinde silahı varsa ve birisi çıkıp da
sinirini bozan bir şey söylediyse o silahı kullanabiliyorlar. Amerikalı beyaz
çocukların böyle konular üzerinde çok fazla konuştuğunu duyabiliyorsunuz. Onlara
kriminal kültürü, farklı bir dili ve şiddeti tanıtan müzikler dinliyorlar. Bir
süre sonra da kriminal kültür onların benliğinin parçası haline geliyor.”
| |
 |
Sayfalar:Filmler Sinema
Sinema 1
Sinema 3 Ve Diziler
| |
Ben Foster Shawn Hatosy Emile Hirsch Sharon Stone sineması amerika filmi müzik li
Matt Damon Angelina Jolie Alec Baldwin Tammy Blanchard Sinema özeti:
Damon da bu teklifi tereddütsüz kabul etmiş. Senaryosunu “Forrest Gump” ve
“Munich” filmlerinin Oscar ödüllü senaristi Eric Roth’un kaleme aldığı “Kirli
Sırlar”da rol alan diğer oyuncular Alec Baldwin (Sam Murach), Tammy Blanchard
(Laura), Billy Crudup (Arch Cummings), Keir Dullea (Senator John Russell),
Michael Gambon (Dr. Fredericks), Martina Gedeck (Hanna Schiller), William Hurt
(Philip Allen) ve Timothy Hutton (Thomas Wilson) olmuş. Filmin kamera arkası
ekibi de usta isimlerden oluşmuş. Oscar ödüllü Robert Richardson filmin görüntü
yönetimini, yine Oscar ödüllü Ann Roth da filmin kostüm tasarımlarını
gerçekleştirmiş. Müziklerse Marcelo Zarvos ve Bruce Fowler imzası iyi seyirler.
Bir ihtimal daha var Filmin özeti:
Uludağ’ın yazıp yönettiği komedi filmi “Bir İhtimal Daha Var”ın başrollerinde
Savaş Dinçel, Müjdat Gezen, Mustafa Alabora, Osman Yağmurdereli, Hülya Avşar,
Volkan Severcan, Adrian Sparks, Kostas Sommer, Asuman Dabak ve Yosi Mizrahi
kamera karşısında. Türk Sanat Müziği’nin en güzel parçalarını da yeni "cover"
ritmlerle izleyiciye sunan filmin müzikleri Ender Akay ve Sunay Özgür tarafından
film film yeni vizyondaki sinemalar film, erotik film yeni filmer türk filmi yabancı sinemalar, savaş korku bilim kurgu komedi komik güldürü gösterileri en yeni sinema gösterileri hangi film sinema yeni okuyun |