|
|
| |
|
|
 |
| |
Birdiyar.com Eglence Sitesi..
|
 |
Sinema
| Filmler | | |
|
|
Vizyondaki filmler:
|
Man Cheng
Jin Dai Huang Jin Jia (Curse of the Golden Flower): Altın Çiçeğin
Laneti Yönetmen: Yimou
Zhang Oyuncular:
Chow Yun Fat Jay Chou Li Gong Li Man Binlerce krizantem ayaklar altında 10. yüzyılda Çin'de, İmparator,
İmparatoriçe ve üç oğlunun hikâyesinin anlatıldığı “Altın Çiçeğin Laneti”, güç
dengelerinin nasıl kolayca altüst olabileceği gözler önüne seriyor. İhanet,
yalanlar ve tutku İmparator’u İmparatoriçe’ye, babayı oğullarına düşürüyor… Tang
Hanedanlığı’nın son dönemleri... Chong Yang Festivali’nin gecesinde saray altın
çiçeklerle dolmuştur. İmparator tatilini ailesiyle geçirme bahanesiyle oğlu
Prens Jai ile döner. Ama İmparator ile İmparatoriçe arasındaki soğukluk
nedeniyle bu bahane gerçekçi görünmez. İmparatoriçe ve üvey oğlu Veliaht Prens
Wan arasında yıllardır süren bir yasak ilişki vardır. Tuzağa kısıldığını
hisseden Prens Wan, İmparator’un doktorunun kızı olan gizli aşkı Chan ile
saraydan kaçma hayalleri kurar. Oysa İmparator’un da gizli planları vardır ve
onun entrikalarından haberdar olan tek kişi doktorudur. Yaklaşan tehlikenin
farkına varan İmparator, doktor ve ailesini saraydan uzak bir bölgeye
yerleştirir. Ancak yolda gizemli kişilerin saldırısına uğrarlar. Chan ve annesi
Jiang Shi zorla saraya geri götürülür. Bu dönüş bir dizi karanlık sürprizin
başlangıcı olur. Festivalin ihtişamı ve cazibesi arasında çirkin sırlar bir bir
su yüzüne çıkar. Hanedan ailesi böyle bir karmaşa içindeyken, binlerce altın
zırhlı savaşçı saraya saldırır. Bu ölümcül isyanın ardında kim vardır? Prens
Jai’nin sadakati nerededir? Aşk ve tutkunun arasında son bir kazanan olacak
mıdır? Ay ışığının aydınlattığı bir gecede İmparatorluk Sarayı’nda kanlar
akarken binlerce krizantem çiçeği ayaklar altında ezilecektir... “Kahraman”
(Hero) ve “Parlayan Hançerler” (House of Flying Daggers) ekibinden görkemli bir
film daha... Yimou Zhang’ın yönettiği Çin- Hong Kong yapımı “Altın Çiçeğin
Laneti”nin başrollerinde Chow Yun Fat (İmparator), Jay Chou (Prens Jai), Li Gong
(İmparatoriçe), Liu Ye (Prens Wan), Li Man (Chan), Chen Jin (Jiang Shi) ve Ni
Dahong (Doktor) yer alıyor. Senaryosunu Yu Cao ve Yimou Zhang’un yazdığı filmin
müziklerini Shigeru Umebayashi bestelemiş.
| |

|
Fragile Yönetmen: Jaume
Balagueró Oyuncular: Calista Flockhart Richard Roxburgh Elena Anaya
Gemma Jones Hastane
koridorlarındaki karanlık sır Yüz yıla yakın süredir hizmet vermekte olan Mercy
Falls Çocuk Hastanesi kapatılmak üzeredir. Ancak bir tren kazasının ardından
çevredeki hastanelerde yer kalmayınca tahliye işlemi bir süre ertelenmiştir.
Hastanede koşullar iyice zorlaşmış, personelin çoğu gitmiş, pek çok bölüm
kapatılmış, cihazlar yerlerinden sökülmüştür. Çocuklar tedirgindir. Görünmeyen,
dokunulamayan birşeyden korkmaktadırlar. Aslında var olmayan ama acı veren,
nefret dolu birşeydir bu. Bazıları, ‘Mekanik Kız’ dedikleri bu şeyin, kırk sene
önce kapatılmış ve artık hiç kullanılmayan ikinci katta yaşadığını ileri
sürmektedir. Hastanenin geçmişinde karanlık bir sır vardır; bu korkunç şey de,
geçmişten sıyrılıp gelmiştir. Ve giderek kendisini daha çok belli etmeye başlar.
Hastanenin koridorlarında öfkeyle hareket ederek gölgelerin arasında ilerler.
Durumu düzeltmek için hastaneye gönderilen genç hemşire Amy’nin buradaki
garipliği farketmesi uzun sürmez. Amy, bu korkunç sırrı çözmek ve çocukları
korumak için hastane görevlilerini karşısına alacaktır. Ama önce kendi korkuları
ve sırlarıyla yüzleşmelidir. Ve gerçek, tahmin edilenden daha farklıdır: Daha
karanlık, daha kötü, daha tehlikeli!.. Jaume Balagueró’nun yönettiği “Fragile”ın
başrollerini Calista Flockhart, Richard Roxburgh, Elena Anaya ve Gemma Jones
paylaşıyor. Senaryosunu Jaume Balagueró ve Jordi Galcerán’ın birlikte yazdığı
İspanyol yapımı bu korku filminin görüntü yönetmeni ise Xavi Giménez.
| |

|
Teenage
Mutant Ninja Turtles: Ninja Kaplumbağalar Yönetmen: Kevin Munroe Oyuncular: James Arnold Taylor Mikey Kelley
Mitchell Whitfield Nolan North New York’un onlara ihtiyacı var New York’ta garip olaylar yaşanmaktadır.
Oradan oraya hızla sıçrayan gölgeler, ortaya çıkan garip yıldız haritaları ve
şehre saldırılar düzenleyen yaratıklar herkese korku salmaktadır. Son
maceralarında düşmanları Shredder’ı öldürmelerinin ardından birbirlerinden kopan
Ninja Kaplumbağalar ise, hayatlarını kazanabilmek için farklı yollara
sapmışlardır. Leonardo, ustaları Splinter’ın isteği üzerine bir dünya turuna
çıkmış, ama geri dönmeyerek bilinmeyen bir yerde inzivaya çekilmiştir. Raphael,
gece olduğunda adi suçluların peşine düşen başına buyruk, maskeli bir kahramana
dönüşmüştür. Michaelangelo partilerde çocukları eğlendirmeye, Donatello ise bir
teknik destek hattında çalışmaya başlamıştır. Bu sırada, usta Shredder New
York’ta yaşanan garip olayları fark eder. Bir teknoloji şirketinin sahibi olan
zengin iş adamı Max Winters, antik çağlardan kalan bir orduyu hayata geçirip tüm
dünyayı ele geçirmeyi hedeflemektedir. Üstüne üstlük usta Shredder’ın izinden
giden Karai ve Foot Klan’ın da desteğini yanına almıştır. New York’un Ninja
Kaplumbağalar’a ihtiyacı vardır; Ninja Kaplumbağalar’ın da kendilerini yeniden
birer kahraman ve bir takım gibi hissetmeye. Ve tekrar bir araya gelip kötülere
karşı tek yumruk halinde savaşabilmeleri için eski dostları April ve Casey
Jones’un da desteğine başvururlar. Tümüyle dijital ortamda yaratıldı Son sekiz
yıldır animasyon dünyasında televizyon dizileri, bilgisayar oyunları, sinema
filmleri ve çizgi romanlar gibi pek çok alanında faaliyet gösteren ve başarılı
projeleriyle Animation Magazine’in belirlediği “CGI’ın Yükselen Yıldızları”
arasında yerini alan Kevin Munroe’nun yönettiği “Ninja Kaplumbağalar”ın
senaryosunu Munroe, Ninja Kaplumbağalar çizgi romanı ve karakterlerinin
yaratıcıları olan Kevin Eastman ve Peter Laird ile birlikte yazmış. Filmin
müziklerini Klaus Badelt bestelemiş. 1984 yılında yaratılan Ninja Kaplumbağalar,
1987 yılında Amerikan televizyonlarında çizgi film olarak yayınlanmaya başlamış,
1990 yılında ilk Ninja Kaplumbağalar filmi, sadece açılış haftasında 25 milyon
dolar gişe hasılatı yaparak rekor kırmıştı. Serinin ikinci ve üçüncü filmleri
sırasıyla 1991 ve 1993 yıllarında gösterime girmiş ve dünya çapında 200 milyon
doların üzerinde gişe hasılatı getirmişti. 2000 yılında Ninja Kaplumbağalar UCI
Cinemas tarafından tüm zamanların en iyi 10 süper kahramanlarından biri seçildi.
2003’te yenilenmiş imajlarıyla izleyici karşısına çıkan kaplumbağaların ilk kez
dijital ortamda yaratılmış bir animasyon filmi olarak beyazperdeye aktarılması
için 2005’te start verildi. Yönetmeni Munroe, gerçek bir dünyanın içine dijital
karakterler sokmaktansa, bütün filmi dijital ortamda yaratmayı uygun
gördüklerini belirtiyor ve ekliyor: “Bu sayede bilgisayar ortamında yaratılmış
imajlarla gerçek dünya arasında olacak kopukluğun önüne geçtik. Tamamen
animasyon olunca film bir bütün olabiliyor. İzleyicinin zihni de daha açık
oluyor.” | |

|
Apocalypto Yönetmen: Mel
Gibson Oyuncular:
Rudy Youngblood Dalia Hernandez Jonathan Brewer Jonathan Brewer
Bir medeniyet sona ererken
başlayan efsane Amerika’da 1000 yıldan uzun süre hüküm süren güçlü Maya
Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzüne ulaşan piramitler
yaparak, olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde ederek, etkileyici
oranda gelişmiş bir toplum inşa etti. Sonra bu ışıltılı dünya, geride ormanlarla
kaplı birkaç piramit ve boşa umut veren bir gizem bırakarak karanlıklara
gömüldü. Bu dev uygarlığının sona ermesinden 500 yıl sonra yönetmen Mel Gibson,
felaketin kıyısındaki bir dünyadaki bu keşfedilmemiş uygarlığın gizemlerini, onu
kurtarma çabasındaki bir adamın macerası çerçevesinde gözler önüne seriyor.
Senaryosunu Mel Gibson ve Farhad Safinia’nın birlikte yazdıkları filmde Rudy
Youngblood, Dalia Hernandez, Jonathan Brewer, Morris Birdyellowhead, Carlos
Emilio Baez, Ramirez Amilcar, Israel Contreras, Israel Rios, Maria Isabel Diaz
ve Espiridion Acosta Cache rol almış. Filmin müziklerini James Horner
bestelemiş. Bir adamın her şeyini tehlikeye attığı yüksek tempolu bir takip
filmi yaratmak isteğiyle yola çıkan yönetmen Gibson, senaryo yazarı Farhad
Safinia’nın fikirlerini dinleyince çok etkilenmiş. Senaryo orada akmaya
başlamış. Safinia, “Hikâye sürekli gidiyordu, bir şeylere doğru gidiyordu ve
bizi onu yazarken bile heyecanlandırıyordu.” diye anlatıyor. Senaryoyu yazarken
Gibson da, Safinia da Mayaların büyüleyici tarihine kendilerini kaptırmışlar.
Aylar boyunca, “Popul Vuh” olarak bilinen, kehanetlerle dolu kutsal metinler de
dahil olmak üzere, yaratılış ve yok oluşla ilgili Maya efsanelerini okumuş;
medeniyetin çöküşüyle ilgili kazılardan elde edilen bilgileri, teorileri ve en
son arkeolojik metinleri dikkatle incelemişler. Sonra da eski Maya şehirlerini
bir de kendi gözleriyle görmek görmek için yola çıkmışlar. Gibson anlatıyor:
“Guatemala El Mirador’da, şehirde kalan tek yağmur ormanı içinde bulunan
tapınağın en üst noktasında durduğumda, diğer 26 şehrin dış hatlarını
görebiliyordum; her biri birer saat kadar uzağımızda sıralanmıştı. Piramitlerin
uzaktaki ormanın içinden yükseldiklerini görebiliyorduk. Bu uygarlığın bir
zamanlar ne kadar güçlü olduğu gözle görülüyordu.” Gibson ve Safinia filmi
hazırlarken, arkeolog ve Maya uygarlığı uzmanı Dr. Richard D. Hansen’ın
danışmanlığından da yararlanmış ve Mayalara ait en şaşırtıcı sırlara, özellikle
de böyle gelişmiş bir toplumun nasıl paramparça olduğu konusundaki bilgilere
Hansen’in yardımıyla ulaşmışlar. Ve Hansen, Gibson ve Safinia’nın sezgisel
olarak bildiği şeyi teyit etmiş: Maya toplumunun sonu ile bizim çağdaş kaosumuz
arasında kışkırtıcı benzerlikler bulunduğunu… Safinia, “Mayaların yükselişinin
ve çöküşünün ardındaki sebeplerin ne olduğunu bilmek istiyorduk. Onların
karşılaştığı problemlerin, bugünkü uygarlığın karşısındaki problemlerle olan
müthiş benzerliğini keşfettik; özellikle de çevresel problemler, aşırı tüketim
ve siyasi çürüme konularında.” diye anlatıyor. Gibson devam ediyor: “Tarih
boyunca bir uygarlığın çöküşünü haber veren belirtiler daima aynı olmuştur. Maya
uygarlığının çöküşünden hemen önce meydana gelen şeylerden çoğu bugün bizim
toplumumuzda da yaşanmaktadır. Bu bağlantıyı kurmak benim için önemliydi;
sürekli kendisini tekrar eden döngüyü görüyorsunuz. İnsanlar, modern insanın son
derece aydın olduğunu düşünüyor; fakat aynı kuvvetlere karşı duyarlıyız ve aynı
kahramanlık ve üstünlük yeteneğine de sahibiz.” Maya kültürünü derinlemesine
araştırdıkça, filmin ana karakteri Jaguar Paw daha açık belirmeye başlamış:
Kahramanca davranışlara itilen, sıradan bir adam Paw. Liderlik içgüdülerine
sahip, ümit vadeden, ancak küçük ve sakin bir köyde alalade bir yaşam süren genç
bir baba. Günün birinde tüm dünyası paramparça oluyor. Yakalanıp büyük Maya
şehrine giden tehlikeli bir yürüyüşe dahil olmak zorunda kaldığı zaman, ülkeyi
kırıp geçiren kıtlığa karşı, tanrılara kurban edileceğini öğreniyor. Ve çok
yakında gerçekleşecek ölümü karşılamak üzereyken, hayatta değer verdiği şeyleri
korumak adına tüm korkularını yenip heyecan yüklü bir saldırıya yöneliyor... | |

|
Music and
Lyrics: Söz ve Müzik Yönetmen:
Marc Lawrence Oyuncular: Hugh Grant Drew Barrymore Haley Bennett Scott
Porter Korkulara meydan okuma
zamanı! 80’lerde bir pop starken, bugün panayırların ve eğlence parklarının
nostalji stantlarında şarkı söylemek zorunda kalan ama hala karizmatik ve
yetenekli bir müzisyen olan Alex Fletcher, pop divası Cora Corman’ın, bir şarkı
yazıp kendisiyle düet yapması teklifiyle piyasaya dönme şansı elde eder. Ama bir
sorun vardır: Alex yıllardır tek şarkı yazmamıştır; daha doğrusu, o aslında hiç
şarkı sözü yazmamıştır. Şimdi ise birkaç gün içinde bir hit şarkı çıkarmak
zorundadır. Alex’in, tuhaf bir çekiciliğe sahip çiçekçisi Sophie Fisher’ın
sözcükleri kullanmadaki becerisi Alex için bir umut olur. Oysa yeni şöhret olmuş
romancı Sloan Cates’le yaşadığı kötü ilişkinin yaralarını sarmakla meşgul olan
Sophie, Alex’le işbirliği yapmaya hiç de gönüllü değildir. Ama piyanonun başına
geçtiklerinde aralarında bir elektriklenme olur. Şimdi Alex ve Sophie, gerçek
sevgiye ve başarıya ulaşmak istiyorlarsa, korkularına ve müziğe meydan
okumalıdırlar... Marc Lawrence’ın yazıp yönettiği “Söz ve Müzik”in başrollerini
Hugh Grant (Alex Fletcher) ve Drew Barrymore (Sophie Fisher) paylaşıyor. Filmde,
Alex’in sadık menajeri Chris Riley rolünü Brad Garrett, Sophie’nin aynı zamanda
Alex’in en büyük hayranlarından biri olan kızkardeşi Rhonda rolünü Kristen
Johnston, genç pop divası Cora Corman rolünü ise yeni oyuncu Haley Bennett
üstlenmiş. Filmin müziklerini ise Adam Schlesinger bestelemiş. “Söz ve Müzik”,
Marc Lawrence’a her zaman ilgisini cezbetmiş olan ‘müzik yaratma’ konusunu
irdeleme olanağı vermiş: “Bir grubumuz olmasına rağmen, gerçekten kötü bir
müzisyenim” diyor Lawrence; “Ama şarkı yazma konusu beni her zaman büyülemiştir.
Bir şarkı yazarı hakkında film yapma fikri hoşuma gitti. Bir senaristi konu alan
bir film yazacak olsaydım, kişisel ızdırabıma çok yakın bir şey olurdu.
Dolayısıyla bu film, yakından bildiğim yaratım süreci ve diğer büyük aşkım olan
müzikle ilgili yazmanın bir yolu oldu.” Yönetmen, acemi şarkı yazarı ikilisi
Fletcher & Fisher’ı yaratabilmek için, Gershwin çifti, Elton John ve Bernie
Taupin gibi efsanevi ikilileri araştırmış: “Pek çok kitap okudum, pek çok
belgesel izledim. Çok ünlü ikililerden oluşan ekiplerin pek çoğunda, biri müziği
yazar, diğeri de şarkı sözlerini. Yaratıcı süreçte her kişinin belirli bir rol
üstlendiği ekiplerdeki çatışmayı biliyordum ve bundan güzel bir komedi
çıkabileceğinin farkındaydım.” Filmde Alex Fletcher rolündeki Hugh Grant, zor
zamanlar yaşayan bir karakteri oynamaktan keyif aldığını şu sözlerle dile
getiriyor: “Alex dünya çapında ünlü bir pop starken, şimdi mezunların buluşma
gecelerinde şarkı söylüyor. Düştüğü bu konuma çok mizahi bir şekilde yaklaşıyor;
hatta bir bakıma fazla mizahi bir şekilde. Hayattaki gerçek değerinin bu
olduğuna kendini ikna etmiş durumda. Tekrar yaratıcı olmaya çalışmaktan
korkuyor. Yaptığı müzik için gerekli yetenek ve tutkuya sahip olduğunun
kendisine tekrar hatırlatılmasına ihtiyacı var. Sophie’nin yaptığı işte bu.
Alex’in yaratıcılık ve romantizmini tekrar harekete geçiriyor. Aynı şeyi Alex de
sonunda Sophie için yapıyor”. Sophie’yi canlandıran Drew Barrymore’un filmin baş
karakterleri hakkındaki sözleri ise şöyle: “Sophie ile Alex tanıştıklarında, her
ikisi de oldukları yerde sayıp ileriye doğru bir adım bile atamamaktalar. İkisi
de güzel ve anlamlı bir şey yaratacaklarına duydukları inancı yitirmişler. İşte
bu iki kayıp ruh, bir araya gelip bir şarkı yazıyor ve dünyaya, kendilerine ve
birbirlerine verecek bir şeyleri olduğu ihtimaline birbirlerini inandırıyorlar.”
| |
 |
Sayfalar:Filmler Sinema 1
Sinema 2
Sinema 3 Ve Diziler
| |
vizyondaki sinemalar film, erotik film yeni filmer türk filmi yabancı sinemalar, savaş korku bilim kurgu komedi komik güldürü gösterileri en yeni sinema gösterileri hangi film sinema yeni okuyun |