| |
|
|
 |
| |
Birdiyar.com İyi Gezintiler..
|
 |
Başarı
Hikayeleri Başarı Yolları
Özgüven Geliştirme Taktikleri
Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının
düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar
verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer
konusunda oldukça kaygılıdır. Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki
bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk
para çıkararak “Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız,
ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak” der.
Bozuk parayı havaya atar ve herkes sabırsızca paranın yere düşmesini
bekler. Tura gelmiştir. Askerler çok sevinirler; kendilerine olan güvenlerini
toplamışlardır. Bu coşkuyla düşmana saldırır ve savaşı kazanırlar. Bir süre
sonra yüzbaşı komutanının yanına gelerek onun kehanetini takdir edercesine,
“Kimse kaderi değiştiremez” der. Bunun üzerine “Haklısın” der komutan, iki
tarafı da –tura- olan parayı göstererek...!!
Hepimiz hikayede yazdığı
gibi zor durumlarla karşı karşıya kalmışızdır.Çoğu zaman karar vermek ve
harekete geçmek için bazı yönlendirilmelere ihtiyaç duymuş ve sanki içimizde
bizi biz yapan ve harekete geçmemize yardımcı olacak o gücü hissetmekte
zorlanmışızdır.
Şu bir gerçek ki hayatta elde ettiğimiz başarıların
hiçbiri tesadüfler sonucu kazanılmamıştır.Yani burada önemli olan nokta bizim
başarılı olmak ve kazanmak için kadercilik oyunu oynamayıp bu kaderi
oluşturabilmemiz için bir ön hazırlık yapmamız, çabalamamız, başarma içgüdüsüyle
harekete geçmemizdir.Bazen, sanki bir şeyler sesimizi keser; beğenilmemek
korkusu, dışlanma kaygısı, süregelen düzene boyun eğmişlik ya da yoğun bir
yetersizlik hissi, vs. gibi olumsuz öngörüler duygu ve düşüncelerimizi pek az
açmamıza ya da hiç açmamamıza neden olur.
Bütün bunların yanı sıra kendi
olumsuz varsayımlarımızla beslediğimiz “yıkıcı” düşünce yapılarımızı yenmek için
bazı “onarıcı” teknikler de var:
Güçlü yönlerimizi belirlemek ve onların
üstünde daha çok durmak: Denediğimiz her yeni şey için kendinize şans
tanımalıyız. Önemli olan elde edilen sonuç değil, bu yolda harcanan çabalardır.
Bu yüzden kendimizi takdir etmeyi bilmeliyiz.
Risk almak: Her yeni
deneyime yeni bir öğrenme fırsatı olarak bakabilmek.Asıl olan kazanmak yahut
kaybetmek değil! Ancak bu şekilde yeni fırsatlarla karşılaşabiliriz ve kendimizi
olduğumuz gibi kabul edebiliriz. Aksi taktirde, her fırsat açılmamış bir kutu
olarak içimizde kalacak; dolayısıyla doğrudan başarısızlıkla sonuçlanıp, kişisel
gelişimimizi engelleyecektir.
İç konuşma yapmak: İç konuşma yaparak
olumsuz varsayımlarımızla başa çıkabiliriz. Kendimize haksızlık ettiğimiz bu
durumlarda, “dur bakalım, o kadar da değil” diyerek daha olumlu varsayımlar
üretmeliyiz. Örneğin, herhangi bir şeyin mükemmel olmasını beklediğimiz bir
durumda , herşeyi mükemmel yapamayacağımızı, önemli olanın elimizden geldiği
kadarını en iyi şekilde yapmaya çalışmak olduğunu kendimize hatırlamak harika
bir fikirdir.
Kişisel değerlendirme yapmak: Kendimizi her şeyden ve
herkesten bağımsız olarak değerlendirebilmek... İçsel olarak kendimiz kendi
davranışımız hakkında ne düşünüyoruz? Bu tarz bir bakış açısı içsel olarak daha
güçlü hissetmemizi sağlayacak ve kişisel gücümüzü başkalarının ellerine teslim
etmemizi engelleyecektir.
Kendini sevmek: İnsanlar kendilerini
sevdiklerinde hem duygusal hem de fiziksel olarak kendilerini güvende
hissederler ve kendileriyle barışık yaşarlar.
Sonuç olarak; Özgüven
için başınızı kaldırıp biraz dik durmanız ve geleceğe güvenle pozitif bir
şekilde bakmanız hayatınıza yeni bir ufuk kazandıracaktır.
Psik. Dan.
Selçuk Arıcı
|
|