|
İki dinle bir söyle:
Çok konuşmak kişilerin başına pek çok zararlar açabilir. Yanlış, yalan,
uygunsuz sözler ancak çok konuşan veya konuşmayı çok seven kişilerde bulunur.
Oysa az, öz ve kısaca konuşarak meramı anlatmak ideal bir yöntemdir. Az
konuşmak, düşünerek ve yerinde konuşmak demektir. Aceleci davranıp hazırcevaplık
taslamak iyi değildir. Karşımızdakini dinlemek ona bir şeyler anlatıp durmaktan
elbette iyidir.
Çok konuşup başkalarını rahatsız edenler veya terbiye çağındaki kişilere
tavsiye için söylenir.
İmam bildiğini okur:
Cami ne kadar büyük olsa; imam (yine) bildiğini okur.
İyi nasihat verilir; iyi ad verilmez:
Herkes başkalarına güzel öğütler verebilir. Ama hiç kimse bir diğerine güzel
bir nâm kazandıramaz. İyi isim, kişinin kendi gayretiyle kazanılır. Kişileri
doğru yola çağırmak mümkündür; ama hareketlerini tayin etmek, sözlerini ve
davranışlarını, huylarını belirlemek mümkün değildir.
İyi bir kişi olmak hususunda, herkesin kendisinin gayret göstermesi
gerektiğini vurgulamak üzere söylenir.
Kadı anlatışa göre fetva (hüküm) verir:
Birden fazla kişiyi ilgilendiren olaylarda herkes kendisini haklı bulur ve
olayı lehine yorumlayıp anlatır. Bu durumda tarafları dinleyen kişi, eğer olaya
şahit olmamışsa, anlatılanlara bakarak hüküm verir. Bu da çoğunlukla her iki
tarafın aynı anda haklı olması demektir. Her ne olursa olsun gerçekleri
saptırarak anlatmamak lazımdır.
Gerçekte haksız olan kişilerin haklı çıkması durumunda olayları
çarpıttıklarını vurgulamak üzere söylenir.
Kara haber tez duyulur:
Kötü bir olayın haberi, olayla ilgili kişilere en kısa zamanda ulaştırılır ki
bir an önce gereken önlemler veya yapılması gereken işler yapılsın. Buradan
hareketle ölüm, kaza, hastalık, belâ gibi kötü olayların haberleri de hemen
yayılır. Aslında kimse böyle bir haberi duymak istemez. Duyunca da bunun erken
olduğunu düşünür.
Kötü bir haberin duyulması üzerine söylenir.
Kem söz (kalp akçe) sahibinindir:
(Kem: kötü)
İnsanlar zaman zaman kötü sözler söyleseler de sonradan bu sözleri kabul
etmek istemezler. Hiç kimse kötü bir şeye sahip olmak istemez. Dolayısıyla kötü
sözler çoğunlukla inkâr edilir. Buna rağmen halk o kötü sözün sahibini elbette
bilir. Bu tıpkı sahte ve geçmeyen paralar gibidir. Kimse bu paraları kabul
etmeyince sahibinde kalır.
Kötü söz ve davranışlardan kaçınmak gerektiğini vurgulamak üzere
söylenir.
Kuru laf (boş lakırdı) karın doyurmaz.
Boş sözün insana hiçbir faydası olmaz. Böyle lakırdılardan ne iyi bir sonuç
alınabilir; ne de o sonuç işe yarar. Söz öncelikle doğru ve tutarlı söylenmeli,
sonra da hareket ve çalışma ile desteklenmelidir. Aksi takdirde hiç kimse
yalnızca konuşmak, atıp tutmakla bir iş başaramaz.
Boş sözlerle gevezelik edenler için söylenir.
Laf lafı açar (laf da kutuyu açar):
Sözün en etkili ve değerlisi, az ama öz olanıdır. Eğer konuşma uzayacak
olursa, sözden söze geçilir ve hiç ortada olmayan konular hakkında konuşulmaya
başlanır. Belki asıl konuşulması gereken konu dağıtılmış, unutulmuş bile olur.
Keza söz uzadıkça sırlar da yavaş yavaş açılır ve gizli kalması gereken hususlar
ortaya dökülür. Bu bakından merama yetecek kadar konuşmak en doğru yoldur.
Kısaca, görüşülmesi gereken bir konunun boş lakırdılar ile uzaması
üzerine söylenir. |