Birdiyar.com'u açılıs sayfanız yaparak, ihtiyacınız olan bütün sitelere kolayca ulaşabilirsiniz.

 
 
Birdiyar Menü

Anasayfa

Sohbet
Animasyonlar
Sevgililer Kartı
Antika Alışveriş
Rüya Tabirleri
Sağlık Ürünleri
Cep Temaları
Cep Duvar Kağıtları
Cep Programları
Cinsellik
Bilet Satış
Günlük Gazeteler

Gül Resimleri
Gerçek Cep Sesleri
Gezi Tatil Rehberi
İlginç Yazılar
İlginç Bilgiler
İlginç Siteler
Hazır Site Tasarımları
Kim Kimdir?
Komik Sesler (amr)
Komik Videolar
Ata Sözleri Sözlüğü
Spor Futbol
Şarkı Sözleri
Flash Oyunlar
Programlar
Arkadaş Arama
Sağlık
Sevgi & Aşk
Her Dilde Sözlük

Aşk Resimleri
Astroloji
Burçlar
Eğlence
Kitap Özetleri
Ödev Siteleri
Magazin Aktüel
Canlı Radyolar
Borsa Siteleri

Otomobil
Tatil

Reklam & İletişim

 

 

 
Birdiyar Msn Menü
Msn Messenger İndir
Msn İfadeleri
Msn Smiley
Msn Avatar
Msn Arka Planlar
Msn Eklentileri
Genel Bilgiler
Güvenlik
Göz Kırpmalar
Nick Name
Yüklemeler
 


 
Birdiyar Cep Tema

Free Cep Programları
Duvar Kağıdı
En Yeni Cep Melodi
Polifonik Melodi
Logolar
Film Transferi
Gerçek Sesler
Cep Oyunlar
Mobil Klipler
Temalar

 

 

 
Birdiyar Bayan
Ah Şu Kadınlar
Hamilelik
Bakım Ürünleri
Doğru Giyinme
Manikür Pedikür
 Diğerleri...
 

 

 

 

 
Aşık Veysel Şatıroğlu (1894-1973)
“Üçyüzonda gelmiş idim cihana”

Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüştür.Veysellere yörede “Şatıroğulları” derler. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in dünyaya geldiği sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresini kasıp kavurmaktadır. Veysel’den önce, iki kız kardeşi çiçek yüzünden yaşamlarını yitirmiştir.Yedi yaşına girdiği 1901’de Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaşır; o da yakalanır bu hastalığa. Denebilir ki, Veysel için A.Kutsi Tecer’le tanışması hayatında yeni bir başlangıcı işaretliyor. 1933’e kadar usta ozanlarından şiirlerinden çalıp söylüyor. Cumhuriyet’in onuncu yıldönümünde A. Kutsi Tecer’in direktifleriyle bütün halk ozanları cumhuriyet ve Gazi Mustafa Kemal üzerine şiirler düzmüşler. ‘Yok öyle değil dedik. Biz destanımızı okuyacağız, Mustafa Kemal’e!’Milletvekili Mustafa Bey, ‘okuyun da bir dinleyeyim bakayım’ dedi. Okuduk dinledi. O zamanlar Ankara’da çıkan Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’yle konuşacağını söyledi. ‘Yarın bana gelin!’ dedi. Gittik. ‘Ben karışmam’ dedi. Sonunda kesti attı. Biz ordan döndük geldik. ‘Ne yapsak?’ diye düşünüyoruz. Sonunda, ‘Matbaaya biz gidelim’ dedik. Saza, tel alıp takmak eski telleri yenilemek de gerekti. Ulus Meydanı’ndaki çarşıya, o zamanlar Karaoğlan Çarşısı diyorlardı. Saz teli almak için Karaoğlan Çarşısı’na yürüdük.Ayağımızda çarık. Bacağımızda şal-şalvar, şal-ceket, belimizde kocaman bir kuşak.! Efendim polis geldi: -‘Girmeyin’ dedi. ‘Çarşıya girmek yasak!’ Bizi tel alacağımız çarşıya sokmadı. Polis: -‘Yasak diyoruz. Siz yasaktan anlamaz mısınız? Orası kalabalık. Kalabalığa girmeyin!’ diye diretti.-‘Peki girmeyelim’ dedik. Polisi güya salmış gibi yürümeye devam ettik. Adam geldi, arkadaşım İbrahim’e çıkıştı. –‘Kafadan gayri müsellah mısın? Girmeyin diyorum. Beynini patlatırım senin!’ diye çıkıştı.-‘Beyefendi biz dinlemiyoruz! Biz çarşıdan saz teli alacağız!’ dedik. O zaman polis, İbrahim’e: -‘Tel alacaksan bu adamı bir yere oturt. Git telini al!’ Neyse gitti İbrahim teli aldı geldi. Tel taktık. Ama sabahleyin çarşıdan da geçemiyoruz. Sonunda matbaayı bulduk.

-‘Ne istiyorsunuz?’ dedi müdür.

-‘Bir destanımız var. Gazeteye vereceğiz!’ dedik.

-‘Çalın bakayım; bir dinleyeyim!’ dedi. Çaldık dinledi!

- ‘Ooo! Çok iyi’ dedi. ‘Çok güzel.’

Yazdılar. ‘Yarın gazetede çıkar’ dediler. ‘Gelin de gazete alın!’ Orada bize  telif hakkı olarak biraz da para verdiler. Sabahleyin gidip 5-6 gazete aldık. Çarşıya çıktık. Polisler:

-   ‘Oooo! Âşık Veysel siz misiniz? Rahat edin efendim! Kahvelere girin! Oturun!’ dediler. Bir iltifat başladı ki sormayın! Avukat içerledi ve kahretti: - ‘Gidin! İşinize gidin!’ dedi. ‘Ankara Belediyesi’nin sizin için parası yokmuş; tükenmiş!’ dedi. Acıdım avukata.‘Nasıl edelim? Ne edelim?’ derken bir de ‘Halkevi’ne uğrayalım bakalım. Belki oradan bir şey çıkar’ diye düşündük. Mustafa Kemal’e gidemiyok. Halkevine gidek. Bu defa, Halkevine, bizi kapıcılar bırakmıyor ki girelim. Orada dinelip duruyorduk.İçeriden bir adam çıktı: -‘Ne geziyorsunuz burada? Ne yapıyorsunuz?’ diye sordu.-‘Halkevine gireceğiz ama bırakmıyorlar!’ diye cevap verdik.

-‘Bırakın! bu adamlar, tanınmış adamlar! Âşık Veysel bu!’ dedi.

O içeriden çıkan adam, bizi edebiyat şubesi müdürüne gönderdi. Orada: -‘Ooo! Buyurun! Buyurun! dediler.  Halkevinde bazı milletvekilleri varmış. Şube müdürü onları çağırdı: -‘Gelin halk şairleri var, dinleyin.’ dedi.

Eski milletvekillerinden Necib Ali Bey: -‘Yahu dedi bunlar fakir adamlar. Bunlara bakalım. Bunlara birer kat elbise de yaptırmalı. Pazar günü de Halkevinde bir konser versinler!’

Hakikaten bize, birer takım elbise aldılar. Biz de o Pazar günü Ankara Halkevi’nde bir konser verdik. Konserden sonra cebimize para da koydular. Ankara’dan köyümüze işte o parayla döndük.

Plağa okuduğu ilk türkü ise, Emlek yöresinin ünlü ozanlarından Âşık İzzeti’nin:

“Mecnunum, Leyla’mı gördüm
Bir kerrece baktı geçti.
Ne söyledi ne de sordum
Kaşlarını yıktı geçti
Soramadım bir çift sözü
Ay mıydı gün müydü, yüzü
Sandım ki zühre yıldızı
Şavkı beni yaktı geçti.
Ateşinden duramadım
Ben bu sırra eremedim
Seher vakti göremedim
Yıldız gibi aktı geçti.
Bilmem hangi burç yıldızı
Bu dertler yareler bizi
Gamzen oku bazı bazı
Yar sineme çaktı geçti..
İzzetî, bu ne hikmet iş
Uyur iken gördüm bir düş
Zülüflerin kement etmiş,
Yar bonuma taktı geçti.” şiiridir.

Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla birlikte, yine Ahmet Kutsi Tecer’in katkılarıyla, sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri’nde saz öğretmenliği yapıyor. Bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buluyor, şiirini iyiden iyiye geliştiriyor.Âşık Veysel’in yaşamını özetlemek gerekirse, Erdoğan Alkan’ın şu betimlemesi en güzel cümleleri oluşturur: “Kızılırmak soru işaretine benzer, Zara’dan doğar, Hafik ve Şarkışla’dan sonra Sivas topraklarını terkeder. Bir yay çizip Kayseri’yi, Nevşehir’i, Kırşehir’i, Ankara’yı ve Çorum’u sular, Samsun’un Bafra ilçesinde denize dökülür, Âşık Veysel’in yaşam öyküsü Kızılırmak gibidir. Bir ucu Bafra’dadır, bir ucu da Zara’da. Bafra’ya dek uzanan acılı bir yaşam Zara’nın doğusundaki Kızıldağ’ın gür sularıyla beslenip sona erer.”


 
Birdiyar Sms
Güzel Mesajlar
Hazır Mesajlar
Özür.Mesajları
Ayrılık Sms mesajları
Dogum Günü Mesajları
Sevgiliye
Aşk Kanunları
Seni Seviyorum
Sevgi Üzerine
Türkü Sözleri, Şarkılar
Aşk Nedir?
Sevgi Sözcükleri
İçimizdeki Programlar
Çapkınlar İçin
Erkek Severse
Güzel Sözler
 


 
Tanıyor musunuz ?
Mustafa Kemal Atatürk
İbn-i Sina
Mevlana
Evliya Çelebi
Mehmet Akif Ersoy
Nasreddin Hoca
Yunus Emre
Necip Fazıl Kısakürek
 


 
Önemli Sayfalar
Bilinmeyen Numaralar
Sayısal Loto Sonuçları
Milli Piyango Sonuçları
Bağ-kur İşlemleri
Araç Sorgulama
Posta Kodu
Ssk Hizmet Dökümü
DGS Bilgi ve Sonuçları
KPSS  Bilgi ve Sonuçları
 
 
 
Birdiyar E - Devlet
M.E.B
Hukuk ve Adalet
Emniyet Müdürlüğü
Konsolosluklar
Siyasi Partiler
Bakanlıklar
Üniversiteler
 
 
 
Birdiyar Programlar
Msn Messenger
Winamp Surround
Ares Lite Edition
Flashget
WinZip Beta 10
 Norton Antivirus 2005
 
 
 
Birdiyar İddaa Menü
İddaa Nasıl Oynanır
Mac Sonuçları
İddaa Forum
İddaa Geyikleri
İddaa Nedir.
İddaa Ana Sayfası
 
 
 
Birdiyar Tanitim

 

 

 

eXTReMe Tracker

sohbet odaları arkadaş cesitli.net chat odası